— Takvimin en güzel yaprağıydı seni gördüğüm gün.

— Bakışların sonsuz kuyu misali, sen baktıkça ben içine düşüyorum Yusuf misali…

— Her gece onu düşünmekten saatim ilerlemez oldu. Kim sorarsa saat kaç diye, cevabım hep aynı; O’na doğru.

— Bütün şairler sana mı aşıktı ki her okuduğum şiirde, dinlediğim ezgide sen vardın..

— Sen benim görmek için, bakmaya gerek bile duymadığım ezberimsin..

— Bana kimse sen gibi baktı mı bilmem, ama ben kimseye sana baktığım gibi bakmadım…
— “Merhaba sevdiğim; ben o sevmediğin. Bugünde mi geçmedim aklının kıyılarından?”

— Sen, hayalini kurup, sonunda bulduğum o hayallerimdeki adam değilsin. Sen karşıma çıkıp, bana aşkı hayal ettiren ilk sevgilisin.

— Aşk bir rüyadır. Kimi gerçekten sadece hayallerinde yaşar. Kimi yaşarken gözleri ve yüreği ile görür. Bildiğin rüya işte, yaşarken yaşanan mucize; “gözü açık rüya görmek” aşkın en güzel tanımlarından biridir.

— Aşk öpmektir. Her öpüşte ruhtaki asırların kuraklığını yok edendir, su gibi… Her öpmenin cana değmesi, kana kana içilmesidir.

— Yüksek bir binanın zirvesinde durmak gibidir aşk… Dünya yıkılsa umurunda olmaz o yanında olduktan sonra onsuz bütün her şey anlamını yitirir. Varlığı ile seni o binanın tepesine çıkaran bir sözü ile seni yere indirir. Ve şairin dediği gibi o seni aşağı itse bile yere çakılana kadar aklında olan tek şey onun sırtına değen elleri olur.

— Fernando Pessoa’nın “Aşık olmak yalnızlıktan usanmaktır. Bu yüzden kendine ihanettir.” dediği…  Aklın gönül içinde eridiği; yani aşka kendini teslim ettiği anlardır.

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir